• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/yeni.dogansehir
Gazetemiz İlanları
Üyelik Girişi
Saat
Münir TAŞTAN
haber@yenidogansehirgazetes.com
- G Ü R A İ L E S İ -
21/02/2018
 Bu aile, İsmail ile Nuriye ve Fatma’dan türemedir. İsmail, muhacir olarak kardeşleri Mehmet ve Hasan ile birlikte gelmiştir. Kardeşleri Mehmet ve Hasan hakkında bilgi bulunmamaktadır. Muhtemelen memlekete geri dönenlerden- dirler. Aile “Hırikler” olarak anılmıştır. -İSMAİL- İlk evliliğini Nuriye ile yaptı. Bu beraberlikten; Ahmet ve Hatice dünyaya geldi. AHMET (1874-…)- Meryem ile evliliğinden, Ayişe(1908-…)oldu. Genç yaşta öldü. HATİCE- İlk evliliğini, Kuru ailesinden Hacı Yusuf ile yapmış, bu evlilikten Kamil Kuru dünyaya gelmiştir.( Geniş bilgi “Kuru “ ailesinde.)- Hatice’nin ikinci evliliği Varol ailesinden Eşref iledir. Bu evlilikten de, Hüseyin Varol olmuştur. (Geniş bilgi “Varol” ailesinde.) İsmail, ikinci evliliğini Fatma ile yapmış, bu beraberlikten de Sü- leyman dünya- ya gelmiştir. SÜLEYMAN (1895-1936)- İlk evliliğini Tutuş ile yapmış, bu berabaerlikten; Fatma(…/1909) olmuş, genç yaşta bekar olarak ölmüştür. Süleyman’ın ikinci evliliği Ayşe Fatma(1901-…) iledir. Bu evlilikten de; Mustafa- Lütfi- Ahmet-Memet ve Fadime dünyaya gelmişlerdir. MUSTAFA GÜR (1927-2003)- Adam gibi adam. Berberlik mesleğinin duayeni. Rahmetli babamın en samimi ve en sağlam dostu. Bizlerin de çok çok saygı ve sevgi duyduğu değerli bir insan. Berberlik mesleğini bir süre Doğanşehirde sürdürdü. Bilahare Adana’ya göç etti ve mesleğini orada icra etti. Babamdan bir sene sonra da onu kaybettik. 1945 yılında, Haydar Hoca Yıldırım’ın büyük kızı Makbule( 1926-…) ile olan beraberliğinden; NECLA (1946-1948)- Çocuk yaşta vefat etmiştir. DİLAVER GÜR (1949-…)- Akıllı, kültürlü, hareketli, kendine güvenli ve sosyal yönü güçlü değerli bir evladımızdır. Okudu mühendis oldu. Devletin üst kademelerinde görevler aldı. Üniversite tahsili esnasında, tiyatroya merak sardı. “ Ha Babam Sınıfı “ gibi film ve tiyatro dizilerinin büyük bir bölümünde değerli sanatçılarla birlikte rol aldı. Sosyal faaliyetlerin daima içinde bulundu. Hala bu tür çalışmalarına, yeri ve zamanı geldiğinde katkıda bulunmaktadır. İshak ve Naciye( halam) Özcan’dan olma Leyla ile olan beraberliğinden; 1)Duygu + Gökhan = Zeynep 2)İlker + ……………. MUZAFFER GÜR(1952-…)- Dürüst, temiz ve güvenilir biridir. Başarılı bir banka yöneticiği yaptı ve oradan da emekli oldu. Gönül ile olan beraberliğinden; Gökberk ve Sarper olmuştur. MEHMET TAHİR(1954-1956)- Çocuk yaşlarında vefat etmiştir. SEMA (Em.Muhasebeci)- Tanıdığım kadarı ile tatlı, cana yakın, hoş sohbet biri- dir. Rahmetli babam; hem onu ve hem de kardeşi Ayşe’yi belki de bizlerden daha çok severdi. Onlar da babama gereğinden fazla saygı ve sevgi gösterirlerdi. Alpaslan Türen ile olan beraberliğinden; Beyza ve Muazzez isimlerinde henüz öğrenci olan iki kız çocukları bulunmaktadır. MEHMET TAHİR(1962-…)-Yakından tanıma imkanım olmadı. Ancak çok iyi biri olduğundan kuşkum yoktur. Sevimli, sempatik ve bizlere karşı saygılı biri olarak hafızamda yer almıştır. Funda ile olan beraberliğinden; Mustafa (Üni. Mez.) ve Bensu(öğrenci) olmuşlardır. AYŞE(1967-…)- Ablası gibi cana yakın, saygılı ve akıllıdır. Sami Akgöz ile yapmış olduğu beraberlikten henüz çocuk bulunmamaktadır. -FATMA(Fadime-1925-…)- Kapı komşumuz idi. İyi, saygı ve sevgi duyduğu- muz biridir. Ömer Bilgili ile evliliğinden; Mustafa- HikmetHakime- Nahide-Halime- Filiz- Fadime ve Hakan dünyaya gelmişlerdir. ( Geniş bilgi “ Bilgili” ailesindedir.) -LÜTFİ (1929-1951)- Genç yaşta bekar olarak vefat etmiştir. -MEMET (1933-1951)- Genç yaşta bekar olarak vefat etmiştir. -AHMET GÜR (1933- 1999)- İlk başlarda ağabeyi Mustafa ile berberlik mes- leğini icra etmiş ve bilhare ağabeyi ve kendisi ilçeyi terk etmişlerdir. İlkokul eski müsdahdemlerinden Hasan Kaya’nın kızı Fatma ile beraberliğinden; 1- Hasret + Nurcan = Neslihan- Murat. 2-Sevgi + Erdoğan Alpay = Serap ve Sevil. 3-Süleyman + Filiz = Gaye ve Yaprak 4-Nadire + Süleyman Sunay=Melike ve Meltem.- 5)Seval +Ali Kırnık = Ender. - N A Y M A N A İ L E S İ - Bu aile, İsmail ve Tuti’den türemedir. Bu beraberlikten, Hü- seyin Çavuş dünyaya gelmiş olup, bu aileden muhacir olarak gelen kişidir. Anne ve baba, memlekette iken ölmüştür. -HÜSEYİN ÇAVUŞ(1852-1910)- İlk evliliğini Memet ve Fatma’dan olma Hava (1854-1909) ile yapmış, bu beraberlikten; Ali ve Hasan dünyaya gelmiştir. 1)ALİ (1874-1910)- Hiç evlenmediği ve bekar olarak vefat ettiği bilinmektedir. 2) HASAN (1884-1927)- Zeynep ile olan evliliğinden ; Nazife I- Nazife II.- Hü- seyin ve Mustafa dünyaya gelmişlerdir. NAZİFE I (1916-…)- Çocuk ya da genç yaşta ölmüştür. Başkaca bilgi yok. NAZİFE II (1921-1973)- Halil İbrahim Yayla ile olan evliliğinden; Nazire ve Arif olmuştur. ( Geniş bilgi “ Yayla “ ailesindedir.) HÜSEYİN NAYMAN (1930-…)- Uzun yıllar şoförlükle iştigal etti. Cana yakın hoş sohbet birisidir. Arkadaşları ile dialoğu iyi olup, onlarla şakalaşmaktan zevk alırdı. Kendisi sevip ve saygı duyduğum biridir. Sürgülü Osman Genç’in kızı Serfinaz ile 1954 yılında yaptığı evlilikten ; Nurşen- Gülşen- Hülya- Diler- Celalettin ve Cemal dünyaya gelmişlerdir. Bu çocukların hemen hemen tümü benim öğrencilerim olup, tüm yönleri ile bende olumlu bir intiba bırakmışlardır. NURŞEN (Öğret.)- Yine öğretmen ve idareci olan Halil Eştürk ile beraber- liğinden ; 1)Fatih Eştürk + 2)Kübra + GÜLŞEN – İrfan Tekin ile olan beraberliğinden; Timuçin ve Torunay. (Geniş bilgi “Tekin” ailesindedir.) HÜLYA – Vedat Cihangiroğlu ile olan beraberliğinden; Seda ve Oğuz olmuştur. DİLER – Adilcevazlı ……….Hanoğlu ile beraberliğinden; İlker ve Beyza olmuştur. CELALETTİN NAYMAN- Doktor olarak hizmet vermektedir. Kısa bir süre görev yaptığım Konyanın Bozkır ilçesinden Fadime ile evliliğinden; Bilge ve Begüm olmuştur. CEMAL NAYMAN – Yine Konya Bozkır’dan Yücel ile olan beraberliğinden, Taha olmuştur. -MUSTAFA NAYMAN(1933-1990)- Özürlü olarak dünyaya geldi. Konuşamaz, değişik ses ve ifadelerle kendini ifade etmeye çalışırdı. Tam bir zihin hakimiyeti yoktu, ama anlayabiliyor ve anlatabiliyordu. İlçede herkesin tanıdığı, yakınında olmaktan mutluluk duyduğu bir insandı. Onun kendine özgü konuşması, hal ve hareketleri, sinirlenmesi, gülmesi ve gereğinde küfür etmesi, elini kulağına atıp türkü söylemesi ve de her şeyi, insanlara ilginç geliyor, onları eğlendiriyordu. Onun en çok birlikte olduğu ve dialog kurduğu kişiler; Kerim Toraman ile Pepe Kasımdı. Onlar, onun her dediğini çözerler ve kendi söyledikleri şeylerin de anlatılmasını sağlarlardı. Bu dialoglar, herkes tarafından dikkatle ve zevkle takibedilirdi. Çoğu kez kendisine takılırlar, o da onlara, ya olumlu bir şekilde cevap verir, ya da sinirlenip kendine özgü küfürler savururdu. Bu durum artık olağan hale gelmişti. Bazen kendisi de öyle bir ortam yaratmak için çaba sar- federdi. Kerim Toraman’ı babasını yerine koyardı adeta. Kristal kahvesinin önünde onunla sohbete dalar, diğer insanlar da bu sohbeti dinlemek üzere, hemen etraf- larını sararlardı. Normal insanlar gibi uzun uzadıya sohbet ederlerdi. Olayı izleyenler Kuri’nin çoğu sözlerini anlamazlar, o zaman Kerim dayı tercüme ediverirdi. Kuri’nin anlaşabildiği diğer kişi Pepe Kasımdır. Ona bu adı Kuri ya- kıştırmıştır. Kuri ekmeğe pepe demektedir. Kasım, fırıncı olup ekmek pişirdi- ğinden dolayı bu sıfatı almıştır. Pepe Kasım ile sohbeti çok daha renkli ve sin- kaflı olduğundan izleyenleri daha çoktur. Normal şekilde başlayan sohbet, zamanla hararetlenirdi. Taşkınlıklar ve küfürler havada uçuşurdu. Kasım, onun damarına basmayı çok iyi bilirdi. O zamanlar ortam iyice gerilir, zevkine doyum olmaz bir manzara oluşur, insanlar gülmekten yerlere yıkılırlardı adeta. Öyleki Kasım’ın takrikleri sonucu, Kuri adeta çıldırır, sesi etrafta yankılanırdı. En sonunda orada artık kalamayacağını anlayan Kuri, o meşhur küfrünü “ Ana putina ana ha!..”yı savurarak hızla uzaklaşırdı. Kuri’nin korktuğu ve çekindiği tek bir kişi vardı. O da Polat Kasabası’nın delisi Hasan Ağa idi. O ilçeye geldiği zamanlar, Kuri ortalıktan kaybolurdu. Ondan ödü kopar, adeta baygınlık geçirirdi. Herkes de onun bu durumunu bildiğinden “Kuri, Hasan Ağa gelmiş. Senin fotoğrafını çekmek istiyormuş” dediklerinde, bir şeyler mırıldanarak hemen orasını terk eder, bir daha da o gün ortalıkta gözükmezdi. Bilmeyenler Hasan Ağa’nın nasıl fotoğraf çekebileceğini merak edebilirler. Hasan Ağa, her zaman kirli uzun bir entari ile dolaşırdı. Alt tarafında hiçbir şeyi bulunmazdı. Hasan Ağaya “Hele şunun fotoğrafını çek bakalım” dendiğinde, hemen eteğinin ön kısmını kaldırırdı. Tabii ki her şey meydan da olurdu. Şıp şak işlem tamam!.. Hergün, Kerim dayı ve Pepe Kasım ile sohbet etmek için Kristal Kah- vehanesine mutlak surette uğrayan ve bunu alışkanlık haline getiren Kuri’nin, ortalıkta gözükmediği hemen dikkati çekivermiş- ti. Araştırılıp soruşturulunca, hasta olduğu için gelemediği anlaşıldı. İyileşir iyileşmez mutlaka gelir diye düşünülüyordu. Ama, gelmedi, daha doğrusu gelemedi. Çünkü, vefat etmişti. Artık onun sesini, küfürlerini duyamayacak, taşkın hareketlerini göremeyecek- tik. İlçedeki tüm herkes, Kuri’nin vefatından çok etkilendi, çok üzüldü. Kuri’siz bir Doğanşehir’in tadı tuzu kalmamıştır artık. O ilçenin gülü, medar-ı iftiharı idi. Bir efsane olarak daima insanların hafızasında canlanmaya devam edecek… 3)FADİME ( 1905-….)- Hüseyin Çavuş’un Emiş’ten olma kızıdır. Emiş, Hü- seyin Çavuş’un ikinci eşidir. Emiş’in ilk evliliğinden de bir oğlu vardır. Bu oğul, Kel Mevlüt’ün ta kendisidir. Fadime, ilk evliliğini Köhan ile yaptı. Bu bera- berlikten, Hatice dünyaya geldi. Hatice’nin Besni’li Memet Kavuncuoğlu ile evliliğinden; İbrahim- Emriye- Kadir- Hacı ve Ali dünyaya gelmişlerdir. Köhan ölünce eşi Fadime, Köhan’ın kardeşi kalaycı ve sobacı Nuri Öztaş ile evlendi. Bu evlilik uzun sürmedi ve boşandılar. Fadime, evli olan kızı Hatice’nin ve damadı Besnili Memet’in yanında ölünceye kadar yaşamını sürdürdü. -Y A Y L A A İ L E S İ – Bu aile, Arif ve Cemile’den türemedir. Bu beraberlikten; Molla Haşim dünyaya geldi. –MOLLA HAŞİM (1876-1911)- Süleyman ve Hanife’den olma Zeynep( Şakir Aydoğan’ın kız kardeşi- Nevzat Aydoğan’ın bibisi) ile olan beraberliğinden; Ahmet ve Halil İbrahim oldu. -AHMET (1900-1921)- Genç yaşta bekar olarak vefat etti. -HALİL İBRAHİM YAYLA(1908-1945)- Nayman ailesinden, Hasan ve Zey- nep’ten olma Nazife ile olan beraberliğinden; Nazire ve Arif dünyaya gelmiştir. NAZİRE(1938)- Vaiz Şahin’in oğlu Hüseyin ile evliliğinden; Nilgün ve Ergün dünyaya geldi. ARİF YAYLA(1944-….)- Benim akranlarımdandır. Çocukluğumuz özellikle top peşinde geçti. İyi futbol oynardı. Belli bir zaman sonra ilçeden ayrıldı. Edir- neli Süheyla ile beraberliğinden; Bahadır ve Dilek adlarında iki çocuğu bulun- maktadır. Son günlerde vefat ettiğini duyduk. Allah rahmet eylesin. MÜNIR TAŞTAN EMEKLİ ÖĞRETMEN DOĞANŞEHİR’İN TARİHİ Devamı Gelecek Sayıda


1325 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

(Benim gözümden) DOĞANŞEHİR ve 93(1877) MUHACİRLERİ (Düzeltilmiş Haliyle) - 26/02/2018
Uzun zamandanberi hazırlayıp basılır hale getirdiğim bu çalışmayı, basımdan önce internet üzerinden yayımlamayı uygun gördüm
DOĞANŞEHİR’İN TARİHİ MUHACİRLER 3. BÖLÜM-17 - 25/11/2016
Kasım ha bire yürüyor, bazen de tren sesine kulak kabartıyordu. Öyle ya, bunun şakası yoktu. Trenin altında kalmak ta vardı. Şimdiye kadar kaç insan tren altında kalarak ezilmişti.
93 Muhacirleri derken - 29/08/2016
Artvin’in Şavşat ilçesinin eski adı Motka yeni adı Savaş olan köy sakinlerinden Kanlı Kadir’in ki eskide
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret102778
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar13.326913.3803
Euro15.094315.1548
Hava Durumu
Takvim
Site Haritası